Ana SayfaKünyeÜye KaydıSık Kullanılanlara Ekleİletişim
Gayretullah'a dokunmaya az kaldı   |   Nuh'un gemisi   |   Ramazan-ı Şerif, bize ruh disiplini kazandırmalı   |   Olumlu Ön Kabuller ve Şuuraltı Beslenme Dönemi   |   Sefahetin yok etmeyeceği toplum yoktur   |   İtaat ve muvaffakiyet   |   Efendimiz, fıtrî hayatın talimcisidir   |   Kimseyi ihmal etmeye hakkımız yoktur   |   Peygamberin Gençleri   |   Kur'an öğretiminden hediye alınamaz mı?   |   Peygamberlere Has Özellikler ve Gönüllerin Fethi   |   İttihad-ı İslâm nedir, gerçekleşebilir mi?   |   Haşyet istemek, Allah'ı bilmenin meyvesidir   |   Ruhun ve imanın zaferi   |   Üftade Türbesi restore edildi   |   Almanya’da sufi festivali - FOTO   |   Kendisi gibi âmâlara Kur'an öğretiyor   |   Hint kız İslam'la şereflendi   |   İngiliz kadın bakan:Çarşaf özgürlüktür   |   Endonezya'da kıble ayarı   |  

SON DAKİKA EKLE

   Üye Girişi

Kull. Adı

:

Şifre

:

Yeni Üye Kaydı 
Şifremi Unuttum

HABER NUR

   Anket

İslâm dinini doğru yansıtabildiğinize inanıyor musunuz?

evet inanıyorum
hayır, inanmıyorum
her zaman değil

Sonuçları Göster

   Çok Okunanlar

   Yorumlananlar

 
 

   Linkler

 
 
Allah'ı anlamak...
06/03/2010
Osmanlı İmparatorluğu'nun kurucusu, büyük insan ve büyük Müslüman Osman Gazi, ölüm saatinin yaklaştığını anladığında oğlunu çağırmış demiş ki: "Evladım, harbe hazır olmayan millet, esarete hazır demektir. Müslümanlara istiklal yaraşır. Her bakımdan üstün olmak, dinimizin emridir." Şahsı, ailesi için hiçbir şey istemeyen, ölüm döşeğinde dahi ulvî davasıyla meşgul olan Osman Gazi canlanmış, adeta ölümü unutmuştu, "Artık ölüyorum, fakat üzgün değilim, arkamda senin gibi bir evladım var. Adil, merhametli, çalışkan oğlum, her işini alimlere danış." demiş. Bunları söylerken ağzı iyice kurumuş, dudakları birbirine yapışıyordu. Belki daha başka şeyler de söyleyecekti fakat sözünü yarıda kesti, besmele çekerek ahiret yolculuğuna çıktı. 69 yaşında idi. İhtiyarlığın delikanlılık devrini yaşıyor sayılırdı. Yaşasaydı daha çok şeyler başarırdı. Fakat hizmet, elden ele dilden dile devredilerek gidiyordu. Osman Gazi'yi Bursa'da Gümüşlü Kümbet'e gömdüler. Aslında gösterişli mezar da istemezdi, çünkü sağlığında ne tacı, ne tahtı, ne de sarayı vardı. Alın, dünyalar sizin olsun alın! Türbeler söyleyin sermayenizi, Orada toprağa dokunan alın, Burada karınca içer denizi! Yine hükümdarlardan biri vasiyet etmiş, "Öldüğümde sağ elim tabuttan dışarıda kalsın." Vasiyeti yerine getirmişler. Cemaat şaşkın ve hayretler içinde. O zaman vezir şöyle konuşmuş: "Hükümdarımız sizlere son dersini veriyor. Diyor ki, tacım, tahtım, servetim, hazinem, ilim adamlarım, kumandanlarım, hakimlerim ve milletim beni kurtaramadılar, işte elim boş gidiyorum." Selahaddin-i Eyyubi ölümünün yaklaştığını anlayınca, dellalı sokaklarda dolaştırmış, dellal hem geziyor, hem bağırıyor: "Ey ahali! Sultanımız buyuruyor ki, ibret alınız. Pek çok milletlere hükmeden Eyyubi, mal olarak kefenini, bir de günahlarla sevaplarını götürüyor. Dünya malı makamı sizi aldatmasın." İki Cihan Serveri'nin durumu da şöyleydi: "Benim, dünya ile olan misalim, bir ağacın altında biraz gölgelendikten sonra onu bırakarak yoluna devam eden bir süvarinin misali gibidir." Bu kıssalardan ve hadisten de anlaşılacağı gibi, masiva (Allah'tan başka her şey) fanidir. Fani olana gönül verilmez. 80 yıllık ömrümde neyi sevdimse, Allah elimden çekti aldı. Çünkü Allah, bir şeyi kendisinden daha çok sevmemize müsaade etmez! Bu herkes için geçerlidir. Rotayı değiştirmek lazım! Süfli sevgilerden ulvî sevgilere geçmemiz lazım. Bugünkü insanların ekserisi süfli şeyleri seviyor. Bediüzzaman bu hususta bize çok güzel bir metot öğretiyor: "Allah için işleyiniz, Allah için çalışınız, Allah için görüşünüz, O'nun rızası dairesinde hareket ediniz." Şimdi siz ölseniz, malınız gidecek, tahsil gidecek, para gidecek, mevki makam gidecek, iyisi mi şimdiden feda edelim onları Allah için... Allah'ı iyi anlayacağız. Allah'ı sıfatlarıyla öğreneceğiz, sıfatlarıyla öğrendiğimiz Allah'a itaat edeceğiz. Hayat bu, gerisi boş... Din için, İslamiyet için, vatan için, millet için gibi lafları bir yana bırakmalı. İslam bahçesine meyvelerimizi dökmek istiyorsak, her şeyden evvel o bahçede meyve ağacı olmaya çalışmamız lazım! Dal dal alışkanlıklar, hadis hadis hareketler, ayet ayet kararlar vermemiz lazım. Velhasıl, âdetimizi ibadete çevirmemiz lazım. İddialardan vazgeçip, insanlarla olan yarışı bırakıp, iç dünyamızdaki ebediyet koşusuna çıkmamız lazım!.. HEKİMOĞLU İSMAİL Zaman
HABER NUR
Bu haber toplam 124 defa okunmuştur

 Bu haber için toplam 0 yorum yapılmıştır...

05/07/2010 - 06:39 İslamiyet, insanlara ne vermek istiyor ve biz ne haldeyiz?

05/07/2010 - 06:36 İnsan iradesiz olmamalıdır

05/07/2010 - 21:04 İnsanın melekût yönü

27/06/2010 - 11:03 Ete kemiğe büründüm Yunus diye göründüm!

27/06/2010 - 09:53 Ulvi davalara çıkamayan insan!

27/06/2010 - 09:50 Allah Yolunda İstihdam ve Havf u Reca Dengesi

16/06/2010 - 15:36 Musibet - Dua ve Kurbet

16/06/2010 - 15:31 Müslüman hep en iyi olmalıdır

16/06/2010 - 15:26 Kabir kapısı kapanmıyor

08/06/2010 - 10:55 Münasebetsizlerden uzak dur!

08/06/2010 - 10:53 Hakiki mü'min faydasız işlerden yüz çevirir

31/05/2010 - 09:57 Mazeretler, hataları büyütür

31/05/2010 - 08:14 İbn-i Hatal ve ihanet

31/05/2010 - 07:51 Aldatan bizden değildir!

31/05/2010 - 07:48 Ameş'ten size de mesaj çıkabilir

26/05/2010 - 09:32 Amel ve Cedel

22/05/2010 - 21:47 Cemaatin ruhuna sadık kalan, kendi hayatına hizmet ediyor demektir

22/05/2010 - 21:41 Dünya ve ahirete kıymeti kadar önem verin

22/05/2010 - 21:36 Taklit âfeti ve biz

22/05/2010 - 21:28 Sıkıntıları karşılamada inanç ve edebimiz..

22/05/2010 - 21:24 Farklı Kültür Ortamları ve Temel Disiplinler

19/05/2010 - 08:25 Ben de kayabilirim!

13/05/2010 - 08:56 Kendisinin savcısı başkasının avukatı olmak

13/05/2010 - 08:34 Takva, günahtan koruyan zırhtır

06/05/2010 - 19:05 Unutmayın! Kimsenin yaptığı yanına kalmaz!

06/05/2010 - 19:02 Güven Telkin Etme ve Şeffafiyet

06/05/2010 - 18:58 Büyükler geceleri hep uyanık geçirmiş

06/05/2010 - 18:55 Seni sena etmeye gücümüz yetmez

06/05/2010 - 18:45 Sanat ve Alkış

06/05/2010 - 18:42 Casus!..

23/04/2010 - 08:17 Dostlukları bitiren virüs

23/04/2010 - 08:11 Nifak..

23/04/2010 - 08:03 Sebeplere Riayet:Tevekkül ve Izdırap

23/04/2010 - 08:01 Yıllar önce yazılmış bir mektup...

11/04/2010 - 23:15 İhtilaf ne zaman rahmet olur?

11/04/2010 - 23:13 Onca imkânı heder etmişim

11/04/2010 - 23:11 Töhmet noktalarında bulunmaktan sakının

11/04/2010 - 23:09 Büyüklerin hayranlık uyandıran hallerinden örnekler

07/04/2010 - 22:29 Allah dostlarının örnek hallerine inkârla bakılmamalı

06/04/2010 - 02:48 Bizi bu belde halkına sevdir Allah’ım!

06/04/2010 - 02:45 Ben olmasam bu işler yürümez!..

06/04/2010 - 02:43 En büyük servet beklentisiz olmak

06/04/2010 - 02:40 Allah'la münasebet kulun sırrıdır

06/04/2010 - 02:31 Peygamberlerin Gönderiliş Gayesi

28/03/2010 - 14:41 Başkalarını kurtarma gayreti

28/03/2010 - 14:38 Menkıbeler bize neyi anlatır?

28/03/2010 - 14:16 Tükenme çizgisi

26/03/2010 - 07:47 Yâd-ı Cemil Bir Hicret Nesli

21/03/2010 - 15:07 İslâm her şeye yeter

19/03/2010 - 09:00 Üslûp ve Hikmet
HABER NUR

Yazarlarımız

NURETTİN PALA
ANAM VE BABAM
SÜLEYMAN ARAS
Kim (Daha) Gerici?
AYNUR ERDEN
Unuttuk...
ÖMER EKİNCİ MİCİNGİRT
Gittikten Sonra
ALTUĞ ÖZTÜRK
ALLAH'A ŞÜKRETMEK
HABER NUR

Köşe Yazarları

DR.HAKAN YALMAN
Namaz kılacaktım!
HAYRETTİN KARAMAN
İslam'ı Doğru Anlamak
MEHMET PAKSU
Moral Haber
Nazardan Nasıl Korunulur?
PROF.DR. MEHMET EMİN AY
Hacc'a Manevi Hazırlık
HABER NUR

   Namaz Vakitleri

@mail.nur.tc uzantlı mail adresinizi hemen alın!
   

Google

Web haber.nur.tc

Tasarım : Network

Ana Sayfa   |   İletişim

©2005 haber.nur.tc Bütün Hakları Saklıdır...